Ana Sayfa Haberler Yazılar Ziyaretçi Defteri Resim Galerisi Videolar İletişim
 
 » MENÜ
DERNEĞİMİZ
    Dernek Tüzüğü
    Dernek Kurucular Kurulu
    Dernek Yönetim Kurulu
    Dernek Üyeleri
    Dernek İstişare Kurulu
    İletişim Adreslerimiz
    Dernek Banka Hesabımız

ZİYARETÇİ DEFTERİ
    Deftere Yaz
    Defter oku

TÜRK CUMHURİYETLERİ
    Azerbaycan
    Türkmenistan
    Kazakistan
    Kırgızistan
    Özbekistan
    K.K.T.C

AKRABA TOPLULUKLARI
    Tüm akraba Toplulukarı

 » TÜRK BÜYÜKLERİ
 » TÜRK DÜNYASI
Dünya Türkleri Akraba Toplulukları Hizmet Derneği-ADALETİSTAN ÜLKESİNDEN BİR HİKÂYE
 » GÜNCEL YAZILAR » ADALETİSTAN ÜLKESİNDEN BİR HİKÂYE

ADALETİSTAN ÜLKESİNDEN BİR HİKÂYE
           
 
Hikâye bu ya…
 
Çok eski zamanlarda krallıkla idare edilen ancak bilinen krallıklardan çok farklı ve adı ADALETİSTAN olan bir ülke varmış. Bu ülkenin en belirgin özelliği, taşıdığı adına uygun bir düzeni, kurumları, kanunları ve saygın hâkimleri varmış. Yaygın olarak bilinirmiş ki bu ülkede hiçbir haksızlık, adaletsizlik ve hukuksuzluk olamazmış. Bu ülkede hukuka ve kanunlara ters hiçbir işlem yapılmaz, nadiren de olsa yapılırsa da adâlet hemen tecelli edermiş.
 
Bu ülkenin yüz yıllardır süregelen törelerine göre, ülke halkından her kim olursa olsun, ölen kişi topluma ilân edilirmiş ve duyurulurmuş.  Şâyet sıradan bir vatandaş ölürse, şehir merkezine yerleştirilen  dev bir çan,  bir defa  çalınırmış. Çalınan çanın yankıları çok uzaklardan da duyulurmuş.  Bunu duyan ahali bilir ve anlarmış ki ülke vatandaşlardan birisi vefat etmiştir. Şâyet eşraftan birisi ölürse çan, aynı şekilde ve fakat iki defa, büyük bir devlet adamı ölürse üç defa çalınırmış. Dört defa çalması ancak Hükümdar’ın ölümü üzerine gerçekleşirmiş.  Sâdece ve sâdece onun ölümü üzerine dört defa çalınan çan üzerine bütün ahali, Saray önüne toplanır, ağıtlar yakılır ve cenaze yapılan tören eşliğinde defnedilirmiş.
 
Gel zaman, git zaman… Gün olmuş, zaman gelmiş ve şehirde bir olay vuku bulmuş. Olay mahkemeye intikal etmiş.  Dâvânın sanığı olarak mahkeme huzuruna çıkarılan kişinin suçsuzluğu ve mâsumiyeti  bütün  vatandaşlar tarafından bilmekteymiş fakat mahkemeye de gitmek  mecburî imiş. Mahkemeye gidiş herkes tarafından bir formalite olarak görülmesine ve sanığın beraatı beklenen bir durum olmasına rağmen mahkeme sürpriz bir karar vermiş. Sanık suçlu bulunarak para cezasına mahkûm adilmiş.
 
Mahkeme hâkimi duruşmada, karar verildikten sonra sanığa sormuş:
- Verilen karara bir diyeceğin var mı?
Sanığın cevabı:
- Hayır !.. Olmuş.
 
Mahkeme bitmiş. Dinleyiciler dağılmışlar. Herkesin kafasında kocaman birer soru işâreti… Acaba? Acaba? Acaba? Konuşmalar ve tartışmalar uğultu gibi gittikçe yayılmış…
- Nasıl olur?
- Böyle karar olur mu?
- Bu işte bir yanlışlık var…
- Evet; evet… Olamaz. Kesin olarak bir yanlışlık var!
 
Tartışmalar ve konuşmalar kesilmeye yüz tuttuğu sırada meydandaki dev çanın bir defa vurulan sesi her yeri inletmiş.
 
Herkes:
- Biri ölmüş…
Deyip yoluna, işine devam etmiş. 
 
Çan bir defa daha çalmış. Birkaç kişi;  
- Eşraftan biri ölmüş… Kim acaba ?
Diye sorduktan sonra yine yoluna, işine devam etmiş.  
 
Şehir çan sesi ile bir defa daha inlemiş. 
- Oooo… Büyük bir devlet adamı ölmüş, acaba kim? 
 
Soruya cevap alınmadan çan bir defa daha yeri, göğü inletmiş.
Herkeste bir feryat:
- Eyvah!..  Hükümdarımız  öldü!..
 
Ancak, törede ve geleneklerde görülüp işitilmemiş bir şekilde çan, beş ve altıncı defa da çalınmış, yer gök inlemiş ve  bütün  tartışma sesleri kesilmiş.  Herkes hayretler içindeymiş. Şaşkınlığın geçmesinden sonra bütün ahali, bunun ne anlama geldiğini öğrenmek için… çan görevlisine koşmuş.
 
Hayret…
 
Bir de bakmışlar ki, devasa çanı, her zaman gördükleri ve tanıdıkları çan görevlisi değil de, mahkemede haksız yere mahkûm edilen adam çalmaktaymış. 
 
Başına üşüşüp merakla sormuşlar:
- Çılgın mısın sen?
- Sen ne yapıyorsun?
- Ne yaptığını biliyor musun?
- Ne demek beş veya altı defa çan çalmak? 
- Ölümüne mi susadın?
- Kraldan daha büyük birisi var da o mu öldü ki? 
 
Mahkemede suçlu bulunan ve de çanı çalan kişinin cevabı çok şaşırtıcıdır ve şaşırtıcı olduğu kadar da anlamlıdır: 
 
– EVET…  ÜLKEDE ADALET  ÖLDÜ. . .
 
Söylenecek Sözler:
 
* Adaletin olmadığı yerde hiçbir şey yoktur ve olamaz!
* Sadece bir kişiye yapılan adaletsizlik yarın bütün topluma yayılabilir.
* Bir tek kişiye yapılan haksızlık ve adaletsizlik, bütün topluma yönelmiş bir tehdittir.
* Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmeye mahkûmdur.
* Adaletsizliği işleyen, çekenden daha sefildir.
* Adaletsizliği bir yangından daha çabuk önlemek gerekir.

CANDAN AZİZ ÜLKEMİZDE, ÇANLAR BİNBİRİNCİ DEFADIR ÇALIYOR.
 
VE ALMAYA DEVAM EDECEK GİBİ GÖRÜNÜYOR.
 
DUYUYOR MUSUNUZ?


  Okunma : 131